Slider
Ortaca Hakkında

Ortaca, Muğla ilinin en güzel İlçelerinden biridir. Akdeniz ile Ege Bölgesi sınırında olan Ortaca, İzmir ve Antalya’ ya eşit uzaklıktadır. Fethiye ve Marmaris arasının orta yerinde oluşuyla da; adından da anlaşılacağı gibi ORTACA ismini almıştır. Ortaca ticaretin, sanayinin, turizmin, tarım ve hayvancılığın, doğal ve tarihi güzelliğin tümünü bünyesinde kapsayan bir konuma sahiptir. 12 İlçenin bağlı olduğu Muğla İlinde Milas, Fethiye, Marmaris, Bodrum’ dan sonra Ortaca,
Ticaret ve Sanayi dalında 5. sıradadır. İlçemizde okuma yazma oranı yüzde yüz olup, sosyal ve kültürel etkinliklerin yoğun olduğu bir yerdir. Gerek iklim gerek toprak yapısı nedeniylede son derece bereketli bir ovaya sahiptir. İnsanlarının sıcakkanlı, misafirperver oluşu ayrı bir özelliktir. Bu nedenle Ortaca, Türkiye’ nin birçok illerinden göç almış ve nüfusu 40,649 olarak belirlenmiştir. Ortaca’nın nüfusu 48 bin 373 olup %49,94 kadın, %50,06 erkek oranına sahiptir.
Ortaca şehir merkezinden 15 dakikada Sarıgerme Plajı, Aşı Koyu Plajı ve  İztuzu Plajına ulaşılır. 30 dakikalık bir sürede de yaylalara ya da Dalaman Çayı üzerinde rafting yapılan merkeze ulaşılabilir. İsteyen hava yoluyla İstanbul Ankara’ ya; isteyen kara yoluyla İzmir ve Antalya’ ya sabah gidip akşama dönebilir.
Ortaca’ nın en belirgin özelliğinden biri de; diğer turistik yörelere göre İlçede yaşamın ucuz olmasıdır. Bu nedenle komşu İlçelerden ve Beldelerden alışveriş için insanlar Ortaca’ ya gelir. Hatta Ortaca dışında başka İlçe ve Beldelerde çalışmakta olan işçi, memur, vatandaşlarımız, evlerini Ortaca’ dan tercih etmekte ve burada oturmaktadırlar.

Ortaca’nın Tarihi

Ortaca topraklarının olduğu yer, Antik Çağ devrinde Karia sınırları içerisindeydi. Hz. İsa’nın doğumundan önce Helenistik dönemde, 12 yıl 8 ay imparatorluk yapan Makedonya Kralı Büyük İskender MÖ. 336 ve 323 yılları arasında tarihin en büyük komutanlarından biridir. MÖ. 334 yılında Büyük İskender tarafından ele geçirilen Karia sınırları içerisindeki Ortaca toprakları da Makedonyalıların olur. Daha sonra Mısır Kraliçesi Kleopatra’ nın sahibi olduğu Akdeniz ve Ege sahilleri içinde bulunan Ortaca’ da bir süre Mısır egemenliği altında kalır. MÖ. 192 yılında Ortaca toprakları Roma egemenliği altında girer. Selçuklu Türkleri 1100 yılında Anadolu’ya girince, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Savaşında Selçuklu Hükümdarı Alpaslan Bey komutasındaki Türk orduları; Bizans İmparatoru Romanos Diogenis ve 200 bin kişiden oluşan askerlerini yenip dağıtmasıyla Anadolu kapıları Türklere açılır. Böylece Ortaca’ da İstanbul haricindeki diğer Anadolu bölgeleriyle bir Doğu Roma sınırlarından çıkar. Selçuklu Türkleri Anadolu’ nun tamamına hakim olurlar.
1261 – 1451 yılları arasında Anadolu Beylikleri Döneminde Ortaca Menteşeoğulları hakimiyetinde kalır. 1451 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında, Padişah Fatih Sultan Mehmet döneminde Menteşe Beyliğiyle beraber Ortaca, Osmanlı topraklarına dahil olmuştur. Menteşeoğlu Orhan Beyden, Fethiye İlçesi ile Ula İlçesi arasındaki toprakları Hasan Çavuş satın alır. Ortaca topraklarının sahibi Hasan Çavuş, bortaca_tarihu gün ki Akkuyu mahallesinin olduğu bölgeyi; Göçebe Yörüklerinden Teke Aşireti’ nin Sarı Tekeli kolu Cinaliler sülalesine satar. Kurtuluş Savaşı yıllarında Ortaca işgalden etkilenmez. 600 yıl hükümdarlık süren Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasından sonra, 1923 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti kurulur.
Göçebe olan Cinaliler sülalesi içinde o yıllarda develerin, atların, katırların heybelerini ve çadırların dikimini yapan kişinin adı da Ali’ dir. Dede ismi Cin Aliler olarak anılan bu sülalede ki Terzilik becerisi diğer köylerde ün salınca; Ortaca’ nın adı “Terzi Aliler” olur. O yıllarda İlçemizin yerleşim alanı bugün ki Ortaca – Dalaman çıkışındaki trafik lambalarının ve bugün ki Hükümet Konağı nın olduğu yerdir. Bu bölgede 2 değirmen 2 kahve, cami, karakol ve bir kaç bakkal ile bir nalbant bulunmaktadır. Haşim Yılmaz ilk muhtardır.
Bu arada Denizli’den Sabri Başoğlu, Hasan Çavuş sülalesinden bu günkü Ortaca merkezinin olduğu yerleri satın alırlar. Terzialiler köyü büyümeğe başlar, Muğla ile Fethiye arasında olması nedeniyle halk Terziali’ ler isminin ORTACA olmasını; dönemin Muğla Valisi Recai Güreli’ ye iletir.
1943 yılında Terzialiler adı ORTACA olarak değiştirilip resmiyet kazanırken aynı zamanda Nahiye olmuş; 1987 yılında da İlçe statüsüne kavuşmuştur.

Coğrafya ve İklim

Toprak Yapısı
Ortaca, Akdeniz Bölgesinin bitki örtüsüne sahiptir. Toprakların, tarıma elverişli olması nedeniyle bölgede her türlü zirai faaliyet mevcuttur. Bölgede yetişen başlıca ağaçlar ise Dünyada eşine az rastlanan 10 milyon yıldır, Buzul Çağı öncelerinden süregelen Sığla (Günlük) ağacı İlçemizde yetişmektedir. Bu ağaç, Türkiye’ den başka Dünya’ da Amerika’ nın California bölgesinde bulunur. Bundan ayrı ilçe sınırları içerisinde Çam, Karaağaç, Okaliptüs, Pıynar, Çınar, Kavak, Sulfata yetişir. Ortaca Çevre Yolu ile Gölbaşı Köyü arasında yıllar önce bulunan Göl, İklimlerin sıcak gitmesi ve köylülerce yeni tarım alanları elde etmek amacıyla, Göl suyu sulama kanallarına akıtıldığından kurumuştur. Oysa 30 yıl öncesine kadar burada bir Göl vardı ki, insanlar teknelerle balık avlıyordu.
alaman Havalimanı ile arası 10 dakikadır. Ortaca’ ya 4 büyük otobüs firması, 3 midibüs işletmesi yanında minibüs taşımacılığıyla ulaşım sağlanmaktadır. Hava yolu ile gelmek isteyenler Ortaca’ya 15 km. mesafede olan Dalaman Hava Limanını kullanabilirler.
Coğrafya
Batı Toros Dağlarından gelen uzantı kollarıyla Sandıras Dağı İlçenin Kuzeyinde yer alır. Kızlan ve Çiçekbaba Dağı ile Güney Batısında Çoban Dağı, Bozburun ve İncirlik Tepeleri arasında yer alan Ortaca geniş bir ovaya sahiptir. İlçenin Kuzeyinden gelip, Batı kıyısından geçen 229 km. uzunluğunda ki Dalaman Çayı Akdeniz ile Ege Bölgesini sınır tespit eder. Köyceğiz Gölü, Ortaca İlçesine bağlı Dalyan kasabasından bir kanal oluşturarak Akdeniz’e bağlanır. Ortaca, denizden 18 km. içeride olup; sınırları 32 km. uzunluğunda sahil şeridine sahiptir. Bunlar Sarıgerme Kumsalı, Dişibilmez Koyu, Aşı Koyu, Bakardi koyu ve İztuzu Plajından oluşur. Ortaca ilçe merkezi 2500 hektar olup; köyleriyle beraber 22000 hektarlık bir alana sahiptir.
Ortaca’da İklim
Ortaca İlçesi Akdeniz ve Ege Bölgesi arasında olduğundan her iki bölgenin iklim özelliğini taşır. Bu nedenle kışın bol yağışlı ve ılıman geçer.Yaz ayları ise, oldukça sıcak ve kuraktır.

Kültürel Yaşam

Hızla büyüyen Ortaca’ da bugün yerli halktan daha çok dışarıdan gelip yerleşen vatandaşlarımız vardır. Ortaca yerlisinin kalan son kuşakları, Anadolu geleneklerine bağlı giyim tarzı yanında; örf, adet, geleneklerine bağlı bir yaşam sürdürmektedir. Köylerimizde hala imece usulü yardımlaşmamın yanında, yerli halkın dışarıdan gelen vatandaşlara da hoşgörülü davranması; bölge insanımızın misafirperver ve yardımseverliğinin bir göstergesidir. Ortaca yerlisinin sanatsal ve kültürel yönlü çalışmaları eskiye dayanır. 1969 yılında, Ortaca’ da henüz elektriklerin olmadığı dönemde tiyatro ve folklor ekipleri oluşturulmuştur. 1992 yılında ilk kez Ortaca Festivali yapılmış olup, her yıl 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kapsayarak, Ortaca Çevre ve Turizm Kültür Festivali adı altında yapılır. Muğla ili içerisinde en çok Kültürel ve sanatsal etkinliklerin yapıldığı ilçe Ortaca’ dır.

Ortaca Belediyesinin 9 yıldır çıkartmış olduğu 5000 tirajlı EKİN Kültür Sanat Bülteni aylık olarak yayınlanmakta olup, ücretsiz olarak halka dağıtılmaktadır. Ortaca yerli halkından kültür yönünden çok sayıda sanatçı yetişmiştir. TRT Radyosu Türk Halk Müziği Sanatçısı Ahmet Bayat ve Zehra Bayat. Devlet Türk Müziği Konservatuarı Öğretim Görevlisi Ali Orhan Dönmez. TRT İzmir Radyo THM Sanatçısı Selcan Gökçen. İzmir 9 Eylül üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü mezunu Opera Sanatçısı Betül Görgülü. 2001 yılında Hollanda’ da yapılan “ Dutch Jazz Competition “ yarışmasında 95 Ülke Sanatçısını geride bırakarak Avrupa Caz Birincisi ve 2002 ile 2003 yıllarında Avrupa 2. si seçilen Timuçin Şahin gibi sanatçılar sayılabilir.

Turizm ve Ören Yerlerimiz

Ortaca konum itibariyle turizm potansiyeli yüksek bir ilçedir. 15 dakikada Ortaca’ nın Sarıgerme Plajına, 25 dakika gibi bir zamanda yine Ortaca’ dan İztuzu Plajına ulaşılmaktadır. Ayrıca 35 dakikalık bir zaman diliminde Aşı Koyuna gidilebilir. İlçemize bağlı bu 3 sahil şeridi gerek doğa, gerek çevre ve deniz temizliği açısından örnek yerlerdendir. Özellikle Sarıgerme Plajı Mavi Bayrak almış bir sahil şeridimizdir. Buradaki 5 yıldızlı otel ve moteller konaklama açısından büyük önem taşımaktadır. Ortaca İlçe sınırları içerisinde 30 bin yatak kapasiteli otel, motel, pansiyon ve apart otel mevcuttur.

Aşı, Bakardi, Dişibilmez, Kargıcak koyları el değmemiş doğası bozulmamış, özellikle yat turizmine elverişli bakir koylarımızdandır.

Ortaca’ ya bağlı Dalyan Mahalellesi mevkinde bulunan kanaldan, teknelerle yapılan yolculuk ile İztuzu Plajına gidilebilir. Çevre ilçe ve beldelerdeki yerli halkın yanında, buralardaki turistler tur işletmecilerinin tavsiyesiyle, Cuma günleri Ortaca Pazarına alışveriş için gelmektedir. Bu nedenle Cuma günleri Ortaca Pazarı yabancı turistlerin ilgi alanı olmaktadır.

Ortaca’ da gezilip görülecek yerlerden bir diğeri de, Dalaman Çayı üzerinde bulunan tarihi Atatürk Köprüsüdür. 1934 yılında yapımına başlanan köprü bugün hala ulaşıma hizmet vermektedir.

Ortaca’da Kaunos ve Likya dönemlerine ait kaya mezarları, surlar ve tarihi kalıntılar mevcuttur.

Doğal zenginliklerimiz içerisinde yeraltından çıkan kükürtlü su insanlara şifa dağıtmaktadır. Dünyada sadece belirli iklimlerde yetişen Günlük (Sığla) Ormanları ilçemiz sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Tarım ve Ticaret

Ortaca toprakları tarıma elverişli olmasına rağmen büyüme ve gelişmeyi ticaret potansiyelinin artmasıyla sağlamıştır. Tarih boyunca Ortaca’ da hayvancılık yanı sıra pamuk üreticiliği geçmişte önemli bir gelir kaynağı sağlamıştır. Ağırlıklı olarak seracılık, narenciye ve nar üretimi yapılmaktadır. Dışarıdan gelen vatandaşların ticari faaliyet göstermesiyle hızla büyüyen Ortaca Pazarı, Cuma günleri kurulmaktadır.

Fethiye’ den gelip yerleşen vatandaşlarımızın Sera Domatesi üretmesiyle Seracılık ta yaygınlaşmış; böylece İlçeye büyük bir Toptancı Sebze Hali kurulmuştur. Yılda 2150 dekar araziden 10 bin ton tarla domatesi üretilirken; 2318 dekar seradan 20 bin ton sera domatesi üretilmektedir.

Yurt içi ve Yurt dışı piyasalara İlçemizden 30 bin ton domates dağıtımı yapılmaktadır. Bölge de aynı zamanda zengin miktarda narenciye yetiştiriciliği mevcuttur. İlçemizde yetişen portakal ve limon üretimi yıllık 43 bin ton ile Muğla İlinde 2. sırada yer almaktadır.

Muğla İlinin en büyük Sanayi Sitesine sahip olan İlçe 750 dükkânıyla Ortaca Ata Sanayi Sitesidir. Çevre İlçelerden birçok vatandaş işlerini yaptırmak için Ortaca Sanayisini tercih etmektedir.

İlçemiz sınırları içerisinde 4 bin 800’den fazla kayıtlı işletme mevcuttur. Cuma günleri olan Ortaca Pazarına yerel pazarcılar haricinde Denizli, Aydın, Ödemiş, Burdur, gibi uzak yerlerden seyyar pazarcılar mal satmak için gelmektedir.

Türkülerimiz

İlçemiz Ortaca’ ya ait türkülerden ilki “Ortaca’ da Evimiz” Türküsü 1950 yılında anonim bir türkü olarak bestelenip; derlemesini Hamdi Özbay yapmıştır. Diğer bir türkü 2000 yılında Ortaca’ lı ve Ortaca Belediyesi personellerinden gitarist Nadir Şahin tarafından bestelenip; kardeşi Timuçin Şahin’ de notaya dökerek düzenlemesini yapmıştır. Bu türkünün sözlerini okuduğumuzda, bizlere Ortaca tarihi ve Ortaca hakkında kısa bilgi verdiğini görmekteyiz.

___________________________________________________________

-Ortaca’da Evimiz-

Ortaca’ da evimiz.

Suya düştü sevimiz.

Bu sevinin yoluna.

Şehit olsun birimiz.

Aya bak yıldıza bak.

Suya giden kıza bak.

Kız Allah’ın seversen.

Dön de biyol bize bak.

Gökte yıldız ellidir.

Ellisi de bellidir.

Gizli sevda çekenin.

Gözlerinden bellidir.

___________________________________________________________

-Ortaca-

Yedi hanelik bir göçebe gelir

Çakalların tilkilerin gezdiği ovaya

Teke aşiretin Sarı Teke koludur

Cinaliler yerleşir Akkuyu’ ya

Obalar kurulur, çadırlar yerleşir

Kuzular meler, kuşlar ötüşür

Cirit atar efeler ayran içerler

Adı konmuş köyümün Terzialiler

Kışı güzel yazı güzel, güzel Ortaca

Suyu güzel toprağı güzel, güzel Ortaca

Otuz dokuz da köyüm muhtarlık olmuş

Köyümün muhtarı Ömer Çavuşmuş

Kırküçte Terzialiler bucak olmuş

Adı değişmiş köyümün Ortaca olmuş

Nur içinde yat Muhammet hoca

Çok emek verdin sen bu diyara

Yıllar geçti büyüdü büyüdü Ortaca

Kucakladın insanları yayıldı ovana

Taşı güzel kumu güzel, güzel Ortaca

Genci güzel yaşlısı güzel, güzel Ortaca

Söz Müzik: Nadir Şahin

 

Ortaca

Çok seviyorum desem, naz gelir sana

Bereket koysam adını, az gelir sana

Dört mevsim güneştir, yaz gelir sana

Bir benzerin yoktur ORTACAM senin.

Tabiat tüm nimetini sermiş gibi

Dantel, dantel çiçekle örmüş gibi

Cennet’ te seni görmüş gibi

Bir benzerin yoktur ORTACAM senin.

Birlik, kardeşlik simgemiz olmuş.

Sevecendir insanların güzellik dolmuş

Dünya üzerinde yerini bulmuş

Bir benzerin yoktur ORTACAM senin.

Sarıgerme, Dalyan kolların gibi

Yeşilin her tonu, dalların gibi

Pırıl pırıl uzanan yolların gibi

Bir benzerin yoktur ORTACAM senin.

Sayim GEBEŞ Belediye Emekli Yazı İşleri Müdürü

Köyceğiz gölünü ege denizi ile birleştiren Dalyan kanalı sazlıklarla çevrilidir. Dalaman Havaalanı ile Dalyan arası arabayla 30 dakikalık mesafedir. Marmaris ile mesafesi 70 km, Fethiye ile 60 km’dir. Köyceğiz gölünü ege denizine birleştiren kanalın yani Dalyan’ın karşı kıyısında tarihi kraliyet mezarlıkları bulunur. Yaklaşık 2500 yıl önce Kayalıkları oymak suretiyle meydana getirilen bu mezarlar meraklıları hayrete düşürüyor. Dalyan körfezi, Ege’nin en güzel çevresi olarak kabul edilir.

Tarihi bir şehirden kalma yıkıntılar, kıyı şeridindeki sahiller arasında nadir görülen ince kum çevre dostlarının, tarihi eser meraklılarının ve kaplıca tutkunlarının dikkatini çeker.

Diğer sahil bölgelerine göre yazlar burada daha ılık geçer. Bu nedenle bunaltıcı sıcaklardan uzak kalmak isteyenler için de Dalyan en uygun tatil kasabasıdır. Ayrıca 5000 yıllık tarihi geçmişi olan Türkiye’nin belgelerini ege kıyılarında yakından da incelenebilir.

Dalyan balık deltası anlamına gelmekte. Çünkü Dalyan’ın ünlü kefal balığı gölden deltaya gelir burada da avlanır.

Cami önündeki limanda günlük tur, çamur banyolarına, Köyceğiz gölüne ve İztuzu Plajı’na da denize giden tekneleri bulabilirsiniz. Iztuzu sahilinin en önemli ve görkemli özelliği sahilin bir tarafında tuzlu suya diğer tarafından da tatlı suya girebilmesi.

Dünya’da sayıları azalan Caretta–Caretta diye bilinen deniz kaplumbağaları İztuzu sahiline yumurtalarını bırakmak için gelir. Tabi sadece Caretta-Caretta kaplumbağaları bulunmaz; aynı zamanda altı çeşit farklı su kaplumbağa türleri de bulunur. Ayrıca etrafı çevreleyen sazlıklarda 150 çeşit kuş türü yaşamaktadır. Doğa güzelliğinin yanı sıra tarihi eserlerinin zenginliği ile de tanınır. Bunlardan en önemlisi Kaunos’tan kalma yıkıntı ve harabeler ve kaya mezarlıkları.

Kaunos harabeleri Dalyan’ın doğusunda yer alır. Tarihte burası Karia’nın en güney liman şehridir. Ancak bu çağlarda limanın toprakla dolması sonucunda en önemli geçim kaynakları da yok olmuş. Bu limanın kalıntıları 1967 yılında Türk bir arkeolog tarafından gün ışığına çıkarıldı. Bu bölge çok eski zamanlardan beri yerleşim alanı olmadığı için tarihin sayfaları arasında yoğrulup buranın tadını çıkarabilirsiniz.

Bu tarihi liman denizin en uygun körfezinde yer alırmış. Yuvarlak bir limanı olan bu şehir aynı zamanda bir zincirle kapatılabiliyormuş. Bulunan yazılı belgelerden en büyük geçim kaynağı balıkçılık, tuz, meyve ve köle ticareti olduğunu öğreniyoruz. Ancak limanın çevresi kısa bir süre sonra bataklığa dönüşmeye başlayınca limanın sonu gelir.

Kaunos’un Akropolis’i iki bölümden meydana gelen bir yapıdır. Şehir merkezi dağın yüksek bölümünde ve doğu kisminda oluşturulmuş. Etkileyici antik tiyatro ise Akropolis’in yer aldığı dağdan başlanmış ama yarım bırakılmış. Ancak bu kadar yüksekten aşağıya bakıldığında muhteşem bir delta manzarası ile karşınızda.

Gölün diğer tarafında Ionlardan kalma kral mezarlarınıı görebilirsiniz. Bu kaya mezarları İ.Ö. 2. ve 4. yüzyıllarda inşa edildiği düşünülmektedir.

İztuzu plajı, Muğla ilinin Ortaca ilçesine bağlı olan Dalyan Mahallesi yakınlarında bulunan 4,5 km uzunluğa sahip bir Akdeniz plajıdır. Plaj, deniz suyu ile tatlı su arasında bulunan ender plajlardan biridir. Plaja, Caretta caretta’ların yumurtalarını bırakmasından dolayı “Kaplumbağa Plajı (Turtle Beach)” da denilmektedir. Plajda denize girenlerin yumurtalara zarar verememesi için yumurtaların olduğu bölgeler düzenli olarak işaretlenmektedir. 1988 yılında alınan karara göre plaj, kaplumbağaların rahatsız olmaması için saat 20:00-08:00 arası kapalıdır ve çevresinde gürültü çıkarmak veya ışık yakmak yasaktır. Ayrıca plajda yaralı kaplumbağalarının tedavilerinin yapıldığı bir tedavi merkezi de bulunmaktadır.[1]
Turistlerin yoğun ilgi gösterdiği plaj, doğallığı ve temizliği ile dünya çapında birçok ödül almıştır.
2008’de Avrupa’nın En İyi Açık Alanı (The Times), 2011’de Avrupa’nın En İyi Plajı (Zoover ve Meteovista) ve 2013’te Avrupa’nın En İyi 7. Plajı (Trip Advisor) ödüllerini almıştır.

Plajda yaralı kaplumbağaların tedavilerinin yapıldığı bir Caretta Caretta tedavi merkezi bulunmaktadır.

7 km uzunluğundaki kumsalı, sığ denizi ve biraz açıktaki Baba Ada’sıyla  tam bir tatil cenneti. Kumsalın açığındaki Baba Adası, Marmaris-Göcek arasında dolaşan teknelerin ve yatların uğrak yerlerinden biri. Adanın Sarıgerme’ye bakan yüzü korunaklı ve tekneler bu yüze bağlanıyor. Adanın arka yüzü ise kayalık,  ayrıca dalış meraklıları için çok uygun.

Sarıgerme’de uzun kumsal boyunca yürüyüş yapabilirsiniz. Ayaklarım yanar ya da acır diye düşünmeyin denizin içinden yürüyebilirsiniz. Bileklere kadar gelen su hem de bir masaj etkisi yaparak, kasları rahatlatıyor, güçlendiriyor.

The Eco Trails – Karya ve Likya’nın işaretli yürüyüş ve bisiklet rotaları.

The ECO Trails, Köyceğiz-Ortaca-Dalaman ilçelerinde, ekoturizm odaklı uzun mesafe işaretli yürüyüş ve bisiklet rotalarıdır.  Doğa ve onun korunarak gelecek nesillere aktarılması, tüm rotalarda öne çıkan temadır.

Güzergah, yaşamın kaynağı olarak “su”yu izler; izlerken ondan hayat bulan oldukça zengin, bir kısmı endemik ve tehdit altındaki türler hakkında farkındalık yaratır; insanın henüz doğaya zarar veremediği zamanlardan kalan eski “yollar”ı, patikaları kullanır, geçmişin izlerini gösterir.

ECO Trails yürüyüş ve bisiklet rotaları, sizi bölge değerlerine götürür, aklınızı başınızdan alır, bazen yorsa da sağlığınıza destek olur. Umarız hayattan keyif almanızda payı da olur.

Detaylı Bİlgi İçin Tıklayınız…